‘Güvenli bölge’ mahkumları

Neriman Polat ve Hülya Eyidoğan ‘güvenli bölge’ başlıklı sergiyle Pg Art Gallery’de bir araya geliyorlar. 4 Nisan’a kadar devam edecek sergide sanatçılar yaratılan sanal dünyayı ortak bir dil üzerinden eleştiriyorlar

Gelişen teknolojiye paralel, daha kolay ve daha hızlı bir dünyada yaşıyor, bilgiye daha çabuk ulaşıyoruz. Bu hız ve kolaylık sayesinde daha çok bildiğimizi sanıyoruz ama aslında algılarımız her geçen gün biraz daha köreliyor. Görüntüler evreninde küçücük oluyoruz, hatta kimi zaman yok oluyoruz. Kurgulanan oyunların dışında durmak için çabalasak da bazen ister istemez yaratılan sistemin içine dahil oluveriyoruz. Yapay ile gerçek arasındaki çizgi silikleştikçe, tüm yaşananları tıpkı televizyon karşısında bir film izlermiş gibi uzaktan izliyor, kendimize birer ‘güvenli bölge’ oluşturuyor ve bu daracık yaşam alanlarımıza hapsoluyoruz.
Neriman Polat ve Hülya Eyidoğan da şu günlerde Pg Art Gallery’de gezebileceğiniz ortak sergilerinde, yarattığımız ‘güvenli bölge’lerimizi sorgulatıyorlar bize.Resim, fotoğraf ve videonun yan yana geldiği sergide Neriman Polat’ın iki farklı serisinden işleri yer alıyor. Polat’ın ‘Sevince’ adlı serisinde, üzerinde oyuncak bebek resmi olan bir billboardın önünde duran bir genç kız var. Bu kız hayranlıkla baktığı ‘idealize’ edilmiş imgeyle yaşamsal bir bağ kurmaya çalışıyor. Bakıyor, dokunuyor, sarılıyor… Bir yandan da şüphe ve umutsuzlukla izleyiciye dönüyor. Bu fotoğraflarda, oluşturulan sanal dünyanın dayattıklarıyla büyüyenlerin, içinde bulundukları çelişkilerle yüklü duygular anlatılıyor. Sanatçı, örnek modeller gibi olunmadığında, hızlı yaşayıp, birer tüketim canavarı haline gelmediğimizde, yaşamlarımızın anlamsız ve sıkıcı olacağının söylendiği bir toplumsal projede dayatılan tüm kalıpların dışında olmanın gerekliliğini vurguluyor. Diğer serisi ‘Vitrin Performansları’nda ise baş karakter sanatçının kendisi. Bu sefer de kendi bedeni üzerinden ironik bir yaklaşım sergiliyor. Yine ‘ideal’ olanın vurgulandığı reklam panoları ve mağaza vitrinlerindeki görüntülerle, gerçeğin ilişkisi üzerine odaklanıyor Polat. Ama bu kez onlarla bir özdeşlik kurma değil, aksine dalga geçme hali, tüm dayatılanlara bir karşı duruş söz konusu.
Hülya Eyidoğan ise on altı farkı filmden yola çıkarak tüm yaşananları birer film gibi algılamamızı, üzüntüyü de, mutluluğu da bir koltuktan izlediğimiz kurgular üzerinden yaşamamızı eleştiriyor. Sanatçı, ortak noktaları umutsuzluk olan bu filmlerden seçtiği kareleri birebir aktarmak yerine renksel deformasyona uğratarak resmediyor. Bu yağlıboya tuallere filmlerden görüntülerin yer aldığı bir de video eşlik ediyor
11 Mart 2010
Haber Türk
Güvenli Bölge

Güvenli Bölge

Reklamlar
Görsel | Bu yazı yazılar içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.